Hititlerde Tanrı Kral Anlayışı Var Mıdır? Selam millet, bugün size biraz tarih ve kültür sohbeti açmak istiyorum. Bursa’da otururken bazen kafamı kaldırıp eski uygarlıklar üzerine düşünüyorum ve geçenlerde Hititler üzerine takıldım. Merak ettim, “Acaba Hititlerde tanrı kral anlayışı var mıydı?” diye. İşin ilginci, bu soru sadece Türkiye’de değil, dünya tarihini takip edenler için de hep merak konusu olmuş. O zaman gelin bunu hem yerel hem küresel açıdan irdeleyelim. Hititlerde Tanrı Kral Anlayışının Temelleri Hititler M.Ö. 17. ve 12. yüzyıllar arasında Anadolu’da hüküm süren, bugün Kayseri, Çorum, Boğazköy gibi yerlerde izlerini görebildiğimiz bir uygarlık. Hitit kralları, hem siyasi hem dini otoriteye…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hayvanların En Belirgin Özellikleri Nelerdir? Hayvanları anlamak, onlara sadece bakmakla kalmak, bazen onları kendi gözümüzle görüp iç sesimizi dinlemekle ilgili. Herkesin bir hayvan gibi yaşama hayali vardır, değil mi? Bazen sabah uyanıp iş yerine gitmek için saatlerce beklerken, kendimi bir kaplumbağa gibi hissediyorum. “Ne zaman bitecek bu yolculuk?” diye soruyorum, tıpkı sabahları sahilde bir kaplumbağanın güneşlenmek için sabırla beklediği gibi. Ama bir hayvan olmanın en güzel yanlarından biri de “hayatta kalma” meselesinin gerçekten de hayatta kalmaya dönük olması. Yani hayvanların hayatı sadece yemeye, içmeye, uyumaya değil, hepimizin bildiği gibi hayatta kalma sanatı. Peki, hayvanların en belirgin özellikleri nelerdir? Hadi gel,…
Yorum BırakDMD Hastalığı: O Anı Hatırlıyorum Bir çocuk, koşarken, zıplarken, düşerken ve tekrar kalkarken mutlu olur. DMD (Duchenne Musküler Distrofisi) hastalığı, bir çocuğun bu doğal hareketleri yapmak yerine, her geçen gün bu hareketlerin zorlaşacağı bir dünyayı getirir. Kayseri’de, bir kış sabahı, kar taneleri yavaşça düşerken, 5 yaşındaki Ahmet’in oynamaya başladığı o küçük futbol maçını hatırlıyorum. Rüzgarın soğukluğu, yumuşak topun her tekmede nasıl yuvarlandığı… Ahmet, o zamanlar her çocuk gibi cesur, hızlı ve neşeliydi. Ama bir şeyler farklıydı, o bir şeyi yapamadı, ama bunu fark etmemiz uzun sürdü. Ahmet’in İlk Fark Edilen Adımı: Zorluklar O gün Ahmet, topu tekmelemeye çalıştı ama bir…
Yorum BırakFarklı Dünyaların Kapısını Aralamak: Kakışlamak ve Kültürler Dünyayı gezerken, farklı toplumların günlük yaşantılarında gözlemler yapmak insanı hem büyüleyen hem de düşündüren bir deneyimdir. Ritüellerin, sembollerin, akrabalık yapılarının, ekonomik sistemlerin ve kimlik oluşumunun karmaşık dokusu, her kültürü benzersiz kılar. Bu yazıda, özellikle Anadolu ağızlarında zaman zaman duyulan bir terim olan Kakışlamak ne demek? kültürel görelilik bağlamında tartışacağız. Kakışlamak, bazı yerel topluluklarda bir şeyi aceleyle, dikkatsizce veya dikkate değer bir ritüel veya jestle yapmayı ifade eder; fakat bu kavramın antropolojik bakışla derinliği çok daha fazlasını barındırır. Ritüel ve Sembol: Kakışlamanın Gizli Dili Ritüeller, bir toplumun inançlarını, değerlerini ve sosyal düzenini somut biçimde…
Yorum BırakKelimelerle Para Arasında: Kağıt Paranın Edebi Yansımaları Sözcüklerin gücü, bir romanın sayfalarına dokunduğunda ya da bir şiirin ritminde yankılandığında, dünyayı dönüştürebilir. Tıpkı bir kağıt paranın, dokunulduğunda ve değiş tokuş edildiğinde ekonomik değerini gösterdiği gibi, edebiyat da soyut fikirleri somutlaştırır ve birey ile toplum arasındaki ilişkiyi görünür kılar. Peki, kağıt para nedir TDK bağlamında baktığımızda, bu somut kavramı edebiyat perspektifiyle nasıl anlamlandırabiliriz? Sözlük tanımı, bir banknot veya resmi ödeme aracı olarak karşımıza çıkar; ama edebiyat, kağıt parayı yalnızca bir ekonomik nesne olarak değil, bir semboller ve insan deneyimlerinin metaforu olarak inceler. Kağıt Para ve Sembolizm Edebiyat kuramı, sembollerin ve imgenin gücüne…
Yorum BırakHavlular Hangi Programda Yıkanır? Kadınlar Kulübü Üzerinden Bir Eleştiri Hayatın her anında düzen, temizlik ve hijyenin çok önemli olduğuna şüphe yok. Ancak, bazen “temizlik” denilen şeyin ne kadar derinlere indiğini fark etmek biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Hadi gelin, bu yazıda, “havlular hangi programda yıkanır?” sorusuna Kadınlar Kulübü’nde yankı bulan farklı yorumları ele alalım ve biraz da mizahi bir bakış açısıyla, bu meseleye dair düşünceleri irdeleyelim. İzmir’de yaşayan, 28 yaşında, sosyal medyada aktif birisi olarak, bu tür konuların gerçekten oldukça dikkat çekici ve bazen abartıldığı kadar gereksiz olduğunu düşünüyorum. Evet, havluların hangi programda yıkandığı gerçekten önemli bir mesele mi? Yoksa bu,…
Yorum BırakHamisi Hangi Dilde? Hepimizin çocukluğunda, mahalle arasında “Hamisi” diye bir şey vardı. Yaşadığımız sokakta, her birimizin bir “hamisi” vardı. Belki en yakın arkadaşın, belki de okulda seni kollayan büyük abla veya abi. “Hamisi hangi dilde?” sorusu, her ne kadar Türkçe’de sıkça duyduğumuz bir soru olsa da, aslında çok derin bir anlam taşıyor. Hem kelime olarak hem de toplumsal olarak incelendiğinde bu soru, birçok farklı boyut taşıyor. Bu yazıda, Hamisi’nin diline, geçmişe ve toplumsal anlamına odaklanarak hem kişisel hem de toplumsal düzeydeki yansımalarını ele alacağım. — Çocukluğumdan Bir Hatıra: “Hamisi”nin İlk Defa Duyulduğu An Ankara’da büyümek, bazen hem güzel hem de…
Yorum BırakHalı Neden Sarı Su Berir? Geleceğe Dönük Bir Bakış Günümüzde halıların sarı su vermesi, sıradan bir temizlik sorunu gibi görünebilir. Ancak ben bir teknoloji meraklısı olarak, her detayda daha fazlasını görmek istiyorum. Halıların neden sarı su verdiğini araştırırken, aslında daha büyük bir sorunun, hatta gelecek hakkında bir dizi sorunun peşinden sürükleniyorum. Gelecek, teknolojinin ve toplumsal değişimlerin hızla şekillendirdiği bir dönemde, bu küçük ama önemli sorunun gündelik hayatımıza nasıl yansıdığını düşünmek, belki de bugünümüzü ve yarınımızı anlamamıza yardımcı olabilir. Halılar, evimizde uzun yıllar boyunca kullanıldığında, zamanla kirlenir, tozlanır ve hatta sarı su bırakmaya başlar. Peki, halı neden sarı su berir? Bu…
Yorum BırakJapon Balığının Cinsiyeti ve Siyasetin Aynası Güç ilişkilerini ve toplumsal düzeni incelerken, en sıradan olguların bile bize derin siyasal ipuçları verebileceğini görmek mümkündür. Japon balığının dişi mi erkek mi olduğunu belirlemek, yüzeyde biyolojik bir soru gibi görünse de, iktidar, kurumlar ve meşruiyet kavramlarını düşünmek için ilginç bir metafor olarak kullanılabilir. Toplumdaki cinsiyet ilişkileri, yurttaşlık tanımı ve katılım mekanizmaları, balıkların cinsiyetini gözlemleme çabalarımızla paralellikler taşır. Güç ve Görünmez Hiyerarşiler Japon balıkları, doğaları gereği sürü halinde yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim içinde olan canlılardır. Bu davranış biçimi, güç ilişkilerinin doğal olarak oluştuğu mikro toplumsal alanları anımsatır. Balıkların yüzgeç renkleri, davranış farklılıkları ve…
Yorum BırakCips Sivilce Yapar mı? Kayseri’nin sıcağında sabahın erken saatlerinde bir çay demleyip, pencerenin kenarına otururken, yine aynı düşünceler kafamı kurcalıyordu. Bugün de cips yiyecek miydim? Birçoğumuzun hayatında aynı soruyu sorguladığı bir an vardır, değil mi? Cipsin vücuda, sağlığa olan etkilerini düşünürken, o çıtır çıtır sesin, tuzun ve baharatın verdiği o huzurlu mutluluğu da içimde hissetmek… Ancak bir şey var ki, bu kadar tatmin edici bir anın sonunda sivilceyle uyanmak korkutucu bir olasılık gibi geliyor. Bunu daha önce defalarca deneyimlemiş biri olarak, içim bir kez daha burkuluyor. Acaba gerçekten cips sivilce yapar mı? Yoksa bu sadece bir şehir efsanesi mi? Gençlikteki…
Yorum Bırak